1. Konu seçimi
2. Yazının amacı ve hedef kitlesini belirleme
3. Metnin Türünü Belirleme
4. Kavram ağı oluşturma (anahtar kelimeler)
5. Konuyu sınırlandırma
6. Yazıda bilgi ve olayları sıraya koyma
7. Ana fikir, yardımcı düşünceler ve başlık
Yazmasam çıldırırdım. (Sait Faik Abasıyanık)
1. Konu seçimi
2. Yazının amacı ve hedef kitlesini belirleme
3. Metnin Türünü Belirleme
4. Kavram ağı oluşturma (anahtar kelimeler)
5. Konuyu sınırlandırma
6. Yazıda bilgi ve olayları sıraya koyma
7. Ana fikir, yardımcı düşünceler ve başlık
Öyküler üç bölümden oluşur. Her bir bölümü kendi içerisinde bir görevi vardır ve önemli olan bölümlerin bir bütün haline getirilmesidir. Uyumlu ve bağlantılı yapılmasıdır.
Bölümler bir hikayenin vazgeçilmez parçalarıdır. Bölümler içerisinde hikayenin değişik anlamları ele alırız ve okuyucuya ya da dinleyiciye aktarırız. Bunlar içerisinde karakterler, olaylar, gizemler ya da nasıl biteceği gibi daha birçok unsur bulunmaktadır.
Şimdi bu bölümleri tek tek ele alalım ve ne gibi özellikleri olduğunu inceleyelim.
Serim (Giriş) Bölümü
Bu bölüm metnin konusu ile beraber yazarın bakış açısını anlatan bölüm olarak bilinmektedir. Birçok değişik özelliği bulunur ve burada bazı unsurlar ele alınır.
– Konuya ilişkin ipuçları verir.
– Bundan dolayı, böylece, sonuç olarak, özetle ya da çünkü ve benzeri gibi ifadeler bu bölümde kullanılmaz.
– Ayrıca karakterler hakkında giriş yapılır ve tanıtılır.
Örnek:
– Bundan çok uzun yıllar önce dağlarda sevimli bir geyik ailesi yaşarmış.
– Bir tavşan komşularına sürekli olarak ne kadar hızlı olduğundan bahsedermiş. Hiç kimsenin onu geçemeyeceğini söylermiş.
Bu şekilde daha birçok farklı örnek yapılabilir. Siz de kendiniz bazı örnekler yapabilir ve giriş kısmını daha iyi anlayabilirsiniz.
Düğüm (Gelişme) Bölümü
Genel olarak kendinden önce gelen cümlenin devamı şeklinde ele alınan bölümdür. Aynı şekilde giriş bölümünde olduğu gibi gelişme bölümünün de belli başlı bazı özellikleri bulunmaktadır.
– Yazar giriş bölümünde belirtmiş olduğu konular üzerinde açıklamalar gerçekleştirir.
– Karşılaştırmalar ile beraber gerekirse sayısal verilerden faydalanılır. Diğer düşünceyi geliştirme yollarına başvurulabilir.
– Bir öyküleyici hikaye ve yazının en uzun kısmıdır.
– Okuyucu bu bölümde merak ettirilir.
– Okuyanan metnin sonunda neler olacağına dair bu bölüm üzerinden tahminler yürütür.
Bu şekilde gelişme bölümü yazılır. Bir giriş bölümü yazdıktan sonra hikayenize uygun gelişme bölümünü yukarıdaki maddelere göre ele alabilirsiniz.
Örnek: Yukarıda verdiğimiz geyik ailesinden yola çıkarak gelişme bölümü yazalım.
– Dağın kralı olan Aslan bu geyik ailesinin mutluluğunu çok kıskanırmış. Bu sebepten dolayı onları mutsuz olması için elinden gelen her şeyi yaparmış.
Gördüğümüz gibi az önce yazdığımız giriş bölümüne ardından şimdi de geyik ailesi üzerinden gelişme bölümünü ele aldık. Ve bu hikayede bundan sonra ne olacağını merak etmeye başladık.
Çözüm (Sonuç) Bölümü
Giriş ve Gelişme bölümünde anlatılan tüm olaylar bu bölümde sonuçlanır. Özetlemek suretiyle sonuca bağlanır ve hikayeni nasıl biteceği anlaşılır. Giriş ve gelişme bölümünde olduğu gibi sonuç bölümünün de bazı özellikleri bulunmaktadır.
– Kısaca, özetle, sonuç olarak ya da bu gibi konuyu özetleyen kelimeler veya kelime grupları sonuç bölümünde kullanılır.
Örnek: Yukarıda yazdığımız geyik ailesi hikayesinin şimdi sonuç bölümünü yazalım.
– Sonuç olarak kıskanç insanlar kendilerini mutsuz ederken ayrıca etrafındaki insanları da mutsuz eder.
Burada yazdığımız geyik ailesinde olduğu gibi aynı şekilde siz de farklı bir hikayeyi, giriş gelişme ve sonuç bölümü üzerinden ele alarak yazabilirsiniz.
(Derlemedir)
Yazı için bağlantı:
https://kucukgunluk.art.blog/2023/03/22/noktalama-isaretleri/
Yazı için bağlantı:
Yazma çalışmalarımızda bu yöntemi de kullanabiliriz.
https://projegorevlerim.wordpress.com/2023/03/16/ogrenme-gunlukleri/
Yazılarınıza başlarken zorlanıyorsanız aşağıdaki yöntemleri kullanabilirsiniz.
1- Tanım ve Açıklama ile yazıya başlama
2- Tarihi bir olayla yazıya başlama
3- Tasvirle (Betimleme) yazıya başlama
4- Bir deyim, atasözü, özdeyiş, tekerlerme ile yazıya başlama
5- Soruyla yazıya başlama
6- Özetleyerek yazıya başlama
7- Güncel bir olayla yazıya başlama
8- Alıntı ile yazıya başlama
Yazmada ya da konuşmada basit bir plan olarak kullanılabilir.
1D4N (Dikkat çekme, Ne, Neden, Nasıl, Netice)
1. Aşama: Dikkat!
Dinleyicilerin dikkatini çekiniz.
2. Aşama: Konu (Ne)
Ne söylemek istediğinizi dünleyicilerinize mümkün olduğu kadar açık olarak izah ediniz.
3. Aşama: Sebep (Neden)
Konunuzun sebebini söyleyiniz.
4. Aşama: Örnek (Nasıl)
Bir örnekle söylediğiniz şeyi açıklayınız.
5. Aşama: Netice
Dinleyicilerinize artık onlardan ne beklediğinizi, ne istediğinizi söyleyiniz.
Örnek Üzerinden gösterirsek
1. Aşama: Sevgili öğrenci gelecekte daha iyi imkanlara sahip olmak istiyorsan
2. Aşama: Kendini iyi ve çok yönlü bir şekilde yetiştirmeyi unutma
3. Aşama: Çünkü kendini iyi yetiştiremeyenlerin sahip olduğu seçenekler oldukça kısıtlı
4. Aşama: Etrafında kendine, bilgi sermayesine yatırım yapan ve yapmayan iki kişiyi iyice gözlemlediğinde neler göreceksin
5. Aşama: Bu nedenle şimdiden istediğin ve hayal ettiğin güzel imkanlar için hangi bedelleri ödeyeceğinin gayet farkında ol, ve bedellerini ödemeye hazır ol.
Dinleme bağlantısı:
(Yip Harburg tarafından yazılmış ve Harold Arlen tarafından bestelenmiş. Yip Birinci Dünya Savaşı’nın dehşetini yaşamış ve 1929’ Wall Street Krizinde tüm servetini katbetmiş. Harold ise yahudi soykırımı yıllarında yaşamış. İki yazar da Yahudi. Yani ortada acılarla dolu ciddi bir yaşanmışlık birikimi var.)
Somewhere over the rainbow way up high
Gökkuşağının üzerinde, yükseklerde bir yer
And the dreams that you dream of once in a lullaby
Ve her ninnide bir kez düşlediklerin
Somewhere over the rainbow bluebirds fly
Gökkuşağının üzerinde bir yerde mavi kuşlar uçar
And the dreams that you dream of, dreams really do come true
Ve düşlediklerin, düşler sahiden gerçekleşir
Someday I’ll wish upon a star, wake up where the clouds are far behind me
Bir gün bir yıldızın üzerinde olmak isterim, bulutların ardımda kaldığı yerde uyanmak
Where trouble melts like lemon drops
Dertlerin limon damlaları gibi eridiği yerde
High above the chimney tops, that’s where you’ll find me
Bacaların yukarısında yükseklerde, beni bulacağın yer orası
Somewhere over the rainbow bluebirds fly
Gökkuşağının üzerinde bir yerde mavi kuşlar uçar
And the dreams that you dare to, oh why, oh why can’t I?
Ve senin kurmaya cesaret edebildiğin hayaller, neden, neden, neden ben yapamam?
Well I see trees of green and red roses too,
Ağaçların yeşilini ve kırmızı gülleri de görüyorum
I’ll watch them bloom for me and you
Onların bizim için çiçek açmalarını izleyeceğim
And I think to myself, what a wonderful world
Ve kendi kendime düşüneceğim, ne güzel bir dünya!
Well I see skies of blue and clouds of white and the brightness of day
Mavi gökleri, beyaz bulutları ve günün parlaklığını görüyorum
I like the dark and I think to myself, what a wonderful world
Karanlığı severim, kendi kendime düşünüyorum, ne güzel bir dünya!
The colors of the rainbow so pretty in the sky are also on the faces of people passing by
Gökyüzünde güzel olan gökkuşağı renkleri, geçen insanların da yüzünde
I see friends shaking hands saying, “How do you do?”
“Nasılsın?” diyerek elimi sıkan arkadaşlarımı görüyorum
They’re really saying, I a… I love you
Aslında “Seni seviyorum” diyorlar
I hear babies cry and I watch them grow,
Bebeklerin ağladığını duyuyorum ve büyümelerini izliyorum
They’ll learn much more than we’ll know
Bizim bildiklerimizden çok daha fazlasını öğrenecekler
And I think to myself, what a wonderful world
Ve kendi kendime düşünüyorum, ne güzel bir dünya!
Someday I’ll wish upon a star, wake up where the clouds are far behind me
Bir gün bir yıldızın üzerinde olmak isterim, bulutların ardımda kaldığı yerde uyanmak
Where trouble melts like lemon drops
Dertlerin limon damlaları gibi eridiği yerde
High above the chimney tops, that’s where you’ll find me
Bacaların yukarısında yükseklerde, beni bulacağın yer orası
Somewhere over the rainbow way up high
Gökkuşağının üzerinde, yükseklerde bir yer
And the dreams that you dare to, oh why, oh why can’t I?
Ve senin kurmaya cesaret edebildiğin hayaller, neden, neden, neden ben yapamam?
(Çeviri Alıntıdır)
Açıklayıcı Anlatım:
– Amaç bir konuda bilgi vermektir. Söz sanatları fazla kullanılmaz. – Dil süssüz, sade ve açıktır. – Düşünceyi geliştirme yollarından; tanımlamalardan, örneklerden, karşılaştırmalardan ve sayısal verilerden yararlanma gibi yollardan faydalanılır. – Nesnel bir anlatım vardır. – Ders kitapları, ansiklopediler ya da diğer bilimsel yapıtlarda kullanılır.
Not: Nesnel: Kişisel görüşten bağımsız, duygusallıktan uzak, ispat edilebilir yargılar. Öznel: Kişilere göre değişen, duygusal ve ispat edilemez yargılar.
Örn: Sanat yaşamın durumunu yeniden kazanabilelim diye vardır, şeyleri bize hissettirmek için vardır. Sanatın amacı şeylerin duyumunu bilindikleri biçimiyle değil de algıladıkları biçimiyle aktarmaktır. Sanatın tekniği, nesneleri “yabancılaştırmak”, biçimleri geliştirmek, algılayışın güçlülüğü ve süresini arttırmaktır. Çünkü algılama süreci kendi başına bir estetik amaçtır ve uzatılması gerekir.
Tartışmacı Anlatım: Dinleyenlerin ya da okuyanların kanılarını (Kanı: Birinin bir konudaki düşüncesi, görüşü, kanaat), duygu düşünce ve davranışlarını değiştirmek amacıyla başvurulan anlatım biçimidir.
– Bence, oysaki… gibi ifadelere yer verilir. – Sohbet havası vardır. – Öznel ifadelere yer verilir. – Soru ve cevaplar içerir. – Tartışmacı ve açıklayıcı anlatım çoğu kez iç içedir fakat tartışma öncelikle bir düşünüş ve anlayış çatışmasının ürünü olması yönüyle açıklamadan ayrılır. – Tartışma en kısa şekliyle düşüncenin çatışmasının ürünü olarak adlandırılır. – Herhangi bir konuda bir görüş, bir tez öne sürmek, bir görüşü ya da düşünceyi destekleyip savunmak ya da yerleşik bir kanıyı eleştirip, çürütmek amacıyla hazırlanır. – Yazarın her şeyden önce inandırıcı olması iddiası vardır. – Yazar öne sürdüğü her görüşü, savunduğu her düşünceyi örnek belge ve tanık unsurları ile kanıtlar. – Dil günlük konuşma dilidir.
Örn: Ben aydınların birçok ansiklopedik bilgiyi bilmeleri gerektiğine inanmıyorum. Türk halkının “aydın” anlayışındaki en büyük yanlışlığı aydının birçok ansiklopedik bilgiyi bilmesi gerektiğini düşünmesi. Oysa aydın birçok bilgiyi kırk ambar gibi belleğinde taşıyan değil, bu bilgilere nasıl ulaşacağını, onları nerede bulacağını, onlardan nasıl yararlanacağını bilen kişidir.
Betimleyici Anlatım: En kısa şekliyle sözcüklerle resim çizmektir. Herhangi bir şeyin göz önünde canlandırılması, zihinde şekillendirilmesi amacıyla yapılan anlatımdır.
– Betimleyici anlatımda benzetmelerden, karşılaştırmalardan, mecazlardan ve ön adlardan bolca yararlanılır.
Not: Nesnel Betimleme: Bir fotoğraf gerçekliğiyle betimlenen şeyin yalnızca görünen ayrıntılarını belli bir düzen içinde anlatmaktır. İzlenimsel Betimleme: Betimlenen şeyin yazarın duyguları üzerinde bıraktığı etkiyi de anlatmasıdır. Portre: İnsanın fiziksel veya ruhsal yapısının betimlenmesidir.
Örn: Bu ne uzun, ne can sıkıcı bir yoldu. Durgun sularda fışkırmış pirinç başaklarıyla oklar boyunca giden kamışların yeşilliği yamaçlar ardında görünmez olunca, kurak, düz bir toprak iki gün boyunca hiçbir köye, hiçbir değirmene, hatta iki cılız söğüdün gölgelediği bir su başına bile uğramadan ıssız, kavruk devam edip gidiyordu. Sonra dik kayalı bir yokuş, korkunç bir boğaz aşılıyor, tepesine yaklaştıkça serin bir rüzgarla beraber hoş bir manzara başlıyordu.
Öyküleyici Anlatım:
Olay Öyküsü:
– Roman ve hikayenin kullandığı anlatım biçimidir. – Yazar bir düşünceyi bir olay aracılığıyla okura sunmayı amaçlar. – Bir durumdan başka bir duruma geçiş bu anlatım biçiminin en belirgin özelliğidir. – Sanatsal öykülemenin temel özelliği bir olayı anlatarak okuru o olayın içine çekmek, olayın içinde yaşatmaktır.
Not: İzlenimci Öyküleme: Temel amaç yaşanmışlıklarla ilgili olarak bilgi vermek, ona izlenim kazandırmaktır
Örn: Ağaçların arasındaki dar yoldan denize iniyorlardı. Çocuğun sarı saçları rüzgarın etkisiyle dağılmıştı. Gözleri daha ışıklıydı, babasının önünde mutlulukla yürüyordu. Epey yürüdükten sonra bir taş yığınından ibaret, yosunlu bir çeşmenin yanında, bir kız çocuğuna rastladı. Onunla biraz konuştuktan sonra neşeyle yollarına devam ettiler.
Tanımlama: Bir duygunun, düşüncenin ya da bir gerçeğin özel ve değişmez yanlarını sıralayarak onu tanıtmaktır. – Tanımlama bilimsel bir bakışla yapılabileceği gibi öznel bir yargıya da dayanabilir. – Açıklayıcı ve tartışmacı anlatım başta olmak üzere tüm anlatım biçimlerinde kullanılır. Örn: Aydın, muhalefet eden kişidir. Hayat, kırık bir testiden çıkan sudur.
Tanık Gösterme: Herhangi bir düşünceyi öne sürmek veya savunulan bir düşünceye karşı çıkmak amacıyla alanında yetkin bir kişinin sözlerine yer vermektir. – Tartışmacı anlatım başta olmak üzere öyküleyici anlatımda da kullanılabilir.
Örnekleme: Bir duygunun, bir düşüncenin ya da bir gerçeğin daha inandırıcı kılınması amacıyla örneklere yer verilmesidir. – Örnekleme genel olarak paragrafin gelişme bölümünde yer alan bir düşünceyi geliştirme yoludur. – Yazar bir örneğe doğrudan girebileceği gibi “örneğin, söz gelimi, mesela” gibi sözcüklerle başlayarak da girebilir.
Karşılaştırma: İki nesnenin, iki kavramın ya da varlığın benzerliklerinin veya farklarının ortaya konmasıdır.
Benzetme: Bir konunun, anlatırken başka bir konuyla benzerlik kurularak ifade edilmesidir.
İlişki Kurma: Yazarın söz konusu konuyu anlatırken yeni hükümlere varmasıdır. Bu genellikle iki hükümden üçüncü bir hükmün çıkarılması şeklinde olur. “Öyleyse, sonuç olarak, o halde, buna göre, bu yüzden” gibi bağlayıcı ifadelerle biter.
Örn: Yargı: Bütün insanlar iyidir. Yargı 2: Haşim de bir insandır. Yargı 3: O halde Haşim de iyidir.
Sayısal Verilerden Yararlanma: Bir düşünceyi sayısal verilere, istatistikî bilgilere dayandırarak açıklamadır. Böylelikle verilmek istenen daha geçerli daha somut hale gelir.